Yollarda Görürüm Seni...
Sokak köşesinde bu şahane görsele denk gelmek ayna nöronların her zaman devrede olduğunu bana bir kez daha hatırlattı. Bir gülümsemeyle bu fotoğrafı çekip akşam yürüyüşüme devam ettikten kısa bir süre sonra paylaşıyorum.
Bir yazan sadece bir yazan olarak sizlere tırnak içinde yazan tavsiyesi vereceğim.
To be in a rut (Monotonluğa kapılmış olmak)
Sometimes life feels like it's on repeat — same job, same places, same routines. That’s when you realize you’re in a rut. It’s not that things are bad, but they’re not exciting either. You feel uninspired, unmotivated, and a little lost. The good news? A small change — a new hobby, a spontaneous trip, even a different morning routine — can help you break free. Demiş bir bilenin kendisi.
Bizim için şu günler monoton olmaktan çok mücella günlere biraz karanlık bakan, her güne fevkaladenin fevkinde olaylarla güne başlayan bir zamandayız. Zamanın berisine doğru bakmaya korkan oldu insan. Ben de aklımı korumak için okumaya biraz yazmaya çokça öğrenmeye, değerli yüreklerle, hoşsohbet insanlarıma ayırabildiğim kadar zaman ayırmaya. Umudu paylaşmaya, yaşamın ancak paçasının tutmaya çalışıyorum. Yakasını yakalarsak o güzel güzel bizi bir yerde bekliyordur herhalde. Biz mi yol iz bilemek, yanlış yoldan mı gittik ya da yolmayan yerden yürümek gerçekten iyi bir cesaret miydi bilmiyoruz.
Yürüyenlere, yolda olanlara, yolda kalanlara sormak lazım. Kemal Sunal gibi;
Umudumuz Şaban (1979) 'Bunun izahına gerek' Hissedilen neyse, yaşanan da odur.
Yürümenin Felsefi Frederic Gros 192 sayfalık kitabı boyunca yürümek, fütursuzca yürümek üzerine okurken epey yorulmuştum. Elinize aldığınız bu kitabı alelade okuyamıyor. Tekrar tekrar incelemek durumunda kalıyorsunuz. Sanırım aynı sebeple bazen koşmak, tempoyu kaybetmeden devam etmek. Soluklanmak için yürümek ve bu sefer halinde mutlaka etrafı izlemek daha da zoru bundan keyif alabilmek duygusu hasıl oluyor. İşler böyleyken, canım atalarımız demişken 'Kervan yolda düzülür'
Yürümek için yollar yapılan tüm ulaşılabilir bölgelerde nüfusa oranla yürümeyenler, ısrar kıyamet trafikte yer kapmaca oynuyor. Trafik ışıklarının düzenini dahi değiştirmeyen bu kalabalık. Korna seslerinin kendini dinlediği, kimin nereye gittiğini bilemediği sarmalın içinde viraj alan ispitler...
Çizginin bir tarafı başka, diğer tarafa olağandan bambaşka. Wallace çizgisi gibi farklı iki dünya yine de birbirine bağlayan bazı özellikleri var. Bu yolda tek ortak nokta insanın kendisi ve seçeceği yolda bir sonraki kendine giden yol. Dünya’yı İkiye Bölen Görünmez Çizgi
Kendi yolunda olanlara selam olsun.